DSP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ AYŞE JALE AĞIRBAŞ'IN DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI NAZIM EKREN'E KÜRESEL MALİ KRİZ KARŞISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DURUMUNA İLİŞKİN SORU ÖNERGESİ

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım EKREN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 23/10/2008

 

 

Ayşe Jale AĞIRBAŞ

DSP İstanbul Milletvekili

 

Küresel mali kriz dünyadaki birçok ülkeyi olumsuz etkilemiştir. Ülkeler gelişmeler karşısında ekonomilerinin krizi en az hasar ile atlatmaları için ciddi ve kapsamlı tedbirler alma yoluna gitmişlerdir. Başbakan yaptığı açıklamalarda, Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu dünyadaki krizden fazla etkilenmeyeceğini iddia etmektedir. Cari işlemler açığı, küresel krizin ekonomiler üzerinde yaratacağı hasarın büyüklüğünü belirleyecek en önemli gösterge niteliğindedir. Ülkemizde cari işlemler açığı 2002 yılından bu yana ekonomik büyümeden çok daha hızlı bir biçimde artış göstermiştir. Cari açık 2002 yılında 1,5 milyar dolar düzeyindeyken, 2003 yılında 8 milyar dolara, 2004 yılında 15,6 milyar dolara, 2005 yılında 22,6 milyar dolara, 2006 yılında 32,3 milyar dolara ve 2007 yılında 38 milyar dolara yükselmiştir. Cari işlemler açığı 2008 Ocak-Ağustos döneminde 34.8 milyar doları aşmış durumdadır ve yıl sonunda açığın 50 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu gerçekten vahim bir durumdur. Daha da kötüsü, Türkiye’nin cari işlemler açığının ekonomik büyüme hız kaybettiği halde artmaya devam ediyor olmasıdır. The Economist dergisinde yayınlanan bir makalede, dış ticaret açığı ve bütçe açığı, enflasyon oranı ve banka kredilerindeki büyüme hızı temelinde taşıdıkları ekonomik riske göre yapılan sıralamada, Hindistan, Türkiye ve Macaristan, 15 en büyük 'yükselen piyasa ekonomisi' içinde en kırılgan olan ülkeler olarak sıralanmışlardır. Hükümet ise, bütün bu gelişmelere karşın ciddi herhangi bir tedbir almaya gerek duymamakta, sadece olağanüstü dönemlerde fikir bazında gündeme gelen ve sonuçlarının ne olacağı kestirilemeyen, yurtdışındaki vatandaşlarımıza ait paraların yurda bavulla veya bankalar aracılığıyla getirilmesine umut bağlamış durumdadır.

 

1. Hükümet, küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerinde yaratacağı hasarın boyutunu belirleyecek en kritik gösterge niteliğinde olan cari işlemler açığının azaltılmasına yönelik bugüne kadar neden herhangi bir tedbir almamıştır?

2. Cari açığın azaltılması amacıyla, banka ya da bavulla Türkiye'ye getirilen paralar için herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaması yönünde Maliye Bakanlığı bir yasa hazırlığı içerisindedir. Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan araştırmalar, terör örgütüne yurtdışından para gönderildiğini, bunun önlenmesi için gereken tedbirlerin alınmasını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, kaynağı sorulmadan ülkeye getirilecek paranın terör örgütüne gönderilmesi ve bu yolla kara paranın aklanması nasıl önlenecektir?

3. Cari açığın azaltılması amacıyla, banka ya da bavulla Türkiye'ye getirilen paralar için herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamasının olumsuz sonuçları nelerdir? Bu sonuçların önlenmesi için ne tür ek tedbirler alınacaktır?

4. Cari açığın azaltılması amacıyla, bavulla Türkiye'ye getirilecek paraların kaynağının sorulmayacak olması ve herhangi bir inceleme ile araştırmaya tabi tutulması, yatırımcıların ülke ekonomisine ilişkin bakışını zedelemeyecek midir?