DSP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ AYŞE JALE AĞIRBAŞ'IN, BAŞBAKAN'A VERDİĞİ "ATATÜRK İSMİNİN TİCARİ MARKA OLARAK YURTDIŞINDA TESCİLİ" HAKKINDAKİ SORU ÖNERGESİ

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA

 

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 01/11/2008

 

Ayşe Jale AĞIRBAŞ

DSP İstanbul Milletvekili

 

Küreselleşmenin yarattığı ticari fırsatlardan yararlanmak isteyen gerçek ve tüzel kişilikler, bu amaçla kendilerine avantaj sağlayacak çeşitli yöntemlere başvurmaktadırlar. Ürettiklere ticari ürünlerin tercih edilmesini sağlamaya yönelik olarak hiçbir fırsatı kaçırmak istemeyen gerçek ve tüzel kişiler, ürünlerinin satışının gerçekleşeceği yada ihraç edileceği ülkedeki kesimlerin ilgisini çekecek marka isimlerini ülkelerinde ve uluslararası alanda tescil ettirerek, kullanma yolunu çoğunlukla tercih etmektedirler. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’e halkımız tarafından verilen ATATÜRK soyadı da maalesef ticari ürünlerin marka adı olarak Almanya’da tescil edilerek isim hakkı çeşitlilik gösteren birçok üründe kullanılabilir hale gelmiştir. Ayrıca, Ulu Önderimizin soyadı birçok yabancı ülkede internet alan adı olarak tescil ettirilmiştir. Türkiye’de kişilerin ATATÜRK ismini ve soyadını alması ile ticari marka olarak kullanması 1934’te yasaklanmış olmasına rağmen, bu yasa yurtdışında geçerli değildir. Uluslararası düzenlemeler açısından; kamuya ait, kamu vicdan ve değerlerinde yaşayan, sembol kişilerin adlarının, marka olarak tescil edilmesi ve kullanılmasının engellenmesi itiraz edilmedikçe mümkün olmamaktadır. Ancak hükümetin bu hassas konuda bugüne kadar herhangi bir girişimi olmamıştır.

 

1. Gerçek ve tüzel kişilerin Ulu Önderimizin soyadını ve imzasını ticari marka olarak Almanya’da tescil ettirdikleri, 5 Ekim 2005 tarihinden itibaren Ulu Önderimizin soyadının Avrupa Birliği markası olarak tüm üye ülkelerde geçerli hale geldiği hususu bilginiz dâhilinde midir? 

2. Hükümet son derece üzücü ve yaralayıcı bu duruma engel olmak için neden bugüne kadar gerekli girişimlerde bulunmamıştır? Bu konuda ihmali olanlar kimlerdir? İhmali olanlarla ilgili nasıl bir girişimde bulunulacaktır?  

3. Türkiye’de yasalarla korunan Ulu Önderimizin soyadının, marka hukuku kapsamında ülkemize ticari ürün markası olarak gelmesi veya Ulu önderimizin soyadının yurtdışında kötü niyetli kişilerce kullanılabilmesi risklerine karşı hükümet herhangi bir girişimde bulunmayacak mıdır?

4. Ulu Önderimizin soyadı birçok yabancı ülkede internet alan adı olarak tescil ettirilmiştir. Hükümet bu durumun önlenmesine ilişkin de herhangi bir girişimde bulunmamıştır. Ulusumuzu son derece rencide eden bu konulara ilişkin hükümetin kayıtsız kalmasının mantıklı bir izahı var mıdır? Hükümet ne zaman harekete geçecektir?