Bidonla benzin-mazot almanın müeyyinesi nedir bilen var mı

Yalçın BAYER

27.3.2008 tarihide yaşadığım olayı anlatmak istiyorum.


Üniversite mezunu emekli bankacıyım, şimdi ticaretle uğraşıyorum.

Konya Yolu üzerinde Petrol Ofisi’ne (Çankaya Belediyesi’ne ait) gittim. Küçük bir bidona ve aracıma dizel almak istediğimi söyledim. Yetkili, bidona mazot vermeyeceklerini ve bu konu ile ilgili karakolun emri olduğunu bildirdi.

Bu emrin benzin için geçerli olabileceğini ve karakol emrini görmek ve bir fotokopisinin verilmesi için ricada bulundum. Tabii ki olmayan bir şeyi veremecekleri için ’Efendim sizi Balgat Karakolu ile görüştüreyim’ dediler ve telefonla Balgat Karakolu’nu aradılar. Oradan Vedat isimli polis ile görüştürdüler. Bidona mazot ve benzin alamayacağımı söyledi. Aracım yolda kalırsa ne yapmam gerektiğini sordum. Gelip Balgat Karakolu’dan verilecek bir yazı ile mazot alabileceğimi söyledi.

Ya aracım şehirlerarası bir yolda kalırsa, ilk önce petrol istasyonuna değil karakol aramamı gerektiğini söyledim. Aynen böyle olacağını bana teyit etti.

Bununla ilgili yasa ve yönetmelik olup olmadığını sordum.

Bu konuda fotokopi istedim, veremedi.

Veremediğine göre bu uygulamanın keyfi olduğunu düşündüm.

Eğer herhangi bir insan kötü niyetli olursa arabanın deposundan çıkartıp kötü amaçları doğrultusunda kullanır, diye düşünüyorum.

Ortada bir sorun var; çözümü yok. Bu da insanların birbirlerine olan güvensizliğinden kaynaklanıyor. Vatandaşın mağdur olması umurlarında değil. İlhami ÇELİK

AB bunu hep yapıyor

ANAYASA
Mahkemesi’nin AKP davasını kabul etmesi, AB’yi ayağa kaldırdı, tehditlerın arkası kesılmıyor. Avrupa’da nasyonal sosyalist veya faşist parti kurulmasına müsaade ederler mi? Etmezler. Nitekim bazı Avrupa ülkelerinde devam eden süreçler var. Her ülkenın kendine göre, siyasal ve sosyal problemleri vardır. Hırıstıyan ülkelerın kendilerine göre problemlerı varsa, İslam ülkelerinde kendilerine göre özgü problemlerı olması kaçınılmazdır. Niye hep bu çifte standart.

AKP ile uyum içinde çalışmalarda, Türk halkını da dikkate almak zorundalar.

Tamer ÇAPIN

İstifa hiç mi akla gelmez!

AKP’nin kapatılması yönünde yasal süreç başlayınca AKP yönetimi aklını yitirmiş gibi hareket etmeye başladı.

Yargıya saldırmaya, hakaret etmeye, tehdit etmeye vardırdılar işi.

Bir yandan da mezarlıkta yürürken ıslık çalar gibi, "kapatılırsak %70’le tekrar geliriz" diyerek kendilerini kandırmayı denediler.

Çıkar yol olarak Anayasayı değiştirip davadan kurtulmaktan başka bir şey gelmiyor akıllarına.

Bunun olanaksız olduğunu göremeyecek kadar basiretleri de bağlanmış durumda.

Başka bir şey düşünemiyorlar.

Beyler... Batının ahlakını değil ahlaksızlığını aldık diyordunuz ya!

Batıda "istifa" diye bir ahlak kuralı var.

Hakkında yargıya intikal etmiş kuşku bulunanlar istifa ederler, aklanıp gelirler.

Size önerim;

Kapatma davasında adı geçen herkes hükümetteki görevinden istifa etsin.

Yeni bir hükümetle yola devam edilsin.

İstifa edenler yargıya güvensin, aklanıp gelsin.

Anında tüm gerilimler sona erer.

Sizin de saygınlığınız tavan yapar.

Yok, "biz anayasayı değiştirip yargıdan kurtuluruz" demeye devam ederseniz, işte o zama derim ki, Allah sonunuzu hayreyleye.

K. IŞIK

Şeref aylığı

DSP Milletvekili
Ayşe Jale Ağırbaş, Başbakan Erdoğan’a soruyor:

1- Gazilerimizin şeref aylığını iki kategoriye ayırarak gaziler arasında eşitsizlik yaratılmasının nedeni nedir? Gaziler arasında üzüntü ve huzursuzluk yaşanmasına yol açan şeref aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi düşünülmekte midir?

2- Şehit dul ve yetimleri ile malül gazilerimizin kendilerine yaraşır bir hayat seviyesine ulaştırılması için neler yapılması planlanmaktadır?

3- Malül gazilerin ulaşımda karşılaştıkları inme, binme, gezinme, tuvalet ve benzeri sorunlarına çözüm getirilmesi, imar mevzuatında gerekli düzenlemelerin yapılması yönünde bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

4- Gazilerimizin büyük bir heyecanla bekledikleri ve kurulması zorunlu bir hal alan Gazi Bakanlığı’nın kurulması hakkında hükümetin görüşü nedir? Gazi Bakanlığı ne zaman kurulacaktır?

Çocuk yardımı 150-200 olsun çocuk yapalım

SAYIN Başbakanımızın samimiyetinden şüphemiz yok ama açlık ve yoksulluk sınırlarının 4 kişilik aile sayısı üzerinden hesaplandığını unutmuşlar herhalde.

Bu rakamları da %25 arttırmak gerekecek...

Ayrıca çocuk yardımının 6 yaş üstü çocuk için 12 YTL olduğunu da hatırlayamadı herhalde. Bu kadar samimi iseler yapsınlar çocuk yardımını 150-200 YTL biz de çocuk yapalım.

Teşvik sözle olmaz.

Biz millet olarak çocuk severiz. Çocuk yardımını arttırırlarsa teşvik etmeye gerek kalmaz zatenÖ

Metin BİLA

"BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, üç çocuklu aile kavramında israr ederken, komşumuz İran İslam Cumhuriyeti’nde halen devlet eliyle aile planlaması yapıldığını duyururum."