DSP'DEN ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLER İÇİN YASA TEKLİFİ
http://www.haber90.com/news_detail.php?id=11822
05
Haziran 2008 Perşembe 15:35
DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale
Ağırbaş Yükseköğretim Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
hazırladığı Kanun Teklifi'ni Meclis'e sundu!
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
BAŞKANLIĞINA
Yükseköğretim Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve
gerekçesi ekte sunulmuştur.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Ayşe Jale AĞIRBAŞ
DSP İstanbul Milletvekili
GENEL GEREKÇE
Ülke olarak sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda önemli eksikliklerimiz ve
yetersizliklerimiz bulunmaktadır. Bu eksiklikler ve yetersizlikler, ülkemizin
çağdaşlaşma mücadelesini yavaşlatmaktadır. Millet olarak hepimize düşen görev
ülkemizin tüm alanlarda başarılı olması için gayret sarf etmek,
eksikliklerimizi ve yetersizliklerimizi gidermektir. Bu bağlamda, ülkemizin
kanayan yaralarından biri özürlü vatandaşlarımızın durumudur. Yıllardır ihmal
ettiğimiz özürlü vatandaşlarımızın toplumsal yaşama entegre olmaları için
göstermelik düzenlemeler dışında, olumlu hiçbir adım atılmamıştır.
Türkiye özürlüsünü ve özürlü sorunlarını geç fark etmiştir. Ülkemizde tüm
gelişmeler 1981 yılından sonra başlamıştır. Birleşmiş Milletler"in özel
oturumunda alınan bir kararla ülkelerin önüne özürlüler konusunda 10 yıllık
eylem planı konulmuştur. Türkiye"de de bu eylem planına uyulmuş, süratle
önce Sakatları Koruma Milli Koordinasyon Kurulu sonra da 1997 yılında
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı (571 sayılı KHK) kurulmuştur. Ayrıca
572-573 sayılı KHK"larda özürlüler lehine önemli değişiklikler
yapılmıştır. Demokratik Sol Parti"nin ortağı olduğu 56. ve 57. hükümetler
döneminde özürlüler konusunda iki önemli strateji ile hareket edilmiştir.
Birincisi özürlüler konusunda toplumsal duyarlılık ve farkındalık yaratmaktır.
Diğeri ise, çıkarılan yasaların uygulanmasını sağlamaktır. Bu anlamda onlarca
yönetmelik çıkarılmış ve uygulaması takip edilmiştir. Bu gelişme özürlü
STK"larında hızla gelişmelerini sağlamıştır.
Şu anda yaklaşık 400 vakıf ve dernek sayısına ulaşılmıştır.
Özürlü vatandaşlarımızın sayısının toplam nüfusa oranı, Devlet İstatistik
Enstitüsü verilerine göre, yüzde 12.29"dur. Erkeklerde özürlülük oranı
11.10, kadınlarda ise yüzde 13.45"tir. Türkiye özürlü nüfus oranı içinde
birden fazla özürü bulunanların oranı ise yüzde 11.4"tür. Özürlü
gruplarına göre Türkiye'deki özürlülerin dağılımına bakıldığında yüzde
12.29'luk oranının içinde, yüzde 1.25'i ortopedik, binde 60'ı görme, binde
37'si işitme, binde 48'i zihinsel ve yüzde 9.70 oranında diğer özürlüler
bulunmaktadır. Rakamsal olarak ise, ülkemizde 9 milyon özürlü vatandaşımızın
olduğu görülmektedir. Bir başka ifadeyle, ülkemizde her sekiz kişiden biri
özürlüdür.
Özürlülerin sorunlarının çözümlenmesi, üretken bireyler haline gelerek
başkalarına muhtaç olmadan kendi kendilerine yetebilmeleri, sosyal hayata eşit
bir biçimde katılmalarının sağlanabilmesi için bugüne kadar yeterli çalışmalar
yapılmamıştır. DSP"nin iktidarda olduğu dönem hariç, bu meselenin çok
hassas bir konu olduğu insanların vicdan ve duygularına hitap ettiği gerçeği
ile hareket edilmemiş, siyaset üstü bir konu olarak görülmemiştir. Siyasetin
çok güzel nemalanacağı bir alan olarak görülmüştür Özürlü STK"lar arasında
kuruluş amaçlarından uzaklaşarak siyasi yapılanmalar başlamıştır.
Özürlü insanlarımızın yüzde 50"den fazlasının hiçbir sosyal güvencesi
bulunmamakta ve yüzde 80"i çalışma hayatı dışında kalmaktadır. Özürlü
bireylerin de, diğer toplum kesimlerinden farklı olmayan temel gereksinimleri
bulunmaktadır. Sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanma,
eğitim görme, meslek ve iş edinme, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif
etkinlikler ile siyasal yaşama katılma bu gereksinimlerin başında gelmektedir.
Temel gereksinimler açısından bir farklılık bulunmamasına karşın, özel bir
gereksinim grubu oluşturan özürlü bireyler, bu hizmetlere ulaşabilirlik
açısından diğer bireylere nazaran eşit olmayan bir konuma sahiptir. Bu durumda,
belirginleşen bir ayrımcılığı ortaya çıkarmaktadır.
Özürlü vatandaşlarımızın büyük kısmı yükseköğrenim programlarında
okuyamamaktadırlar. 2005 yılında ÖSS"ye başvuran 1050 engelli adayın
119"u lisans, 81"i önlisans, 181"i Açıköğretim Fakültesi olmak
üzere 382"si yerleşme imkânı bulabilmiştir. 2006 yılında başvuran 1138
özürlü adaydan, 344"ü Açıköğretim Fakültesi olmak üzere 466"sı
önlisans ve lisans programlarına yerleşme imkânı bulabilmiştir. 2007 yılı
içinde, 160 ve üstünde puan alan 1.297.749 adayın, 788"i özürlü adaylardan
oluşmaktadır.
Üniversitelerimizin bazı bölümlerine ise özürlü vatandaşlarımız alınmamaktadır.
Ancak yinede buradaki rakamlar özürlülerin üniversite eğitiminden
yararlanmaları konusunda gerçeği tam anlamıyla yansıtmamaktadır. Bu rakamlar,
ÖSS yönetmelik ve sınav kitapçığında özürlülere tanınan bazı ayrıcalıkları
kullanabilen özürlülerin sayısını göstermektedir.
Özürlülerin üniversite sınavlarına eşit şartlarda katılmadıkları bir gerçektir.
Özürlüler hem ekonomik hem ulaşabilirlik hem de eğitimde verilen fırsatlar
anlamında mağdur durumdadırlar. Bu anlamda, durumun eşitlenmesinin sağlanması
gerekmektedir. Kanun teklifiyle, engelli vatandaşlarımızın yüksek öğrenim
kurumlarına ayrımcılığa uğramaksızın diğerleriyle eşit bir şekilde erişiminin
sağlanması temin etmek amacıyla, özel durumları ve farklılıkları dikkate
alınarak, üniversitelerde belli sayıda kontenjan ayrılması öngörülmüştür.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1 – Yapılan değişiklikle %40 ve üzeri ortopedik, işitme ve görme engeli
bulunan ortaöğretim kurumları mezunlarının belirli bir kontenjan dâhilinde
devlet üniversiteleri ve vakıf üniversitelerine girmelerinin sağlanması ile
yerleştirme koşullarının YÖK tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi
hükme bağlanmıştır.
MADDE 2 – 2547 sayılı Kanun"un 45.maddesinin (g) fıkrasına göre
üniversitelere kaydı yapılanlardan öğrenim harcı alınmaması ve cari hizmet
maliyetlerinin tamamının Devlet tarafından karşılanması amaçlanmıştır.
MADDE 3 –2547 sayılı Kanun"un 45.maddesinin (g) fıkrasına göre
üniversitelere kaydı yapılanların eğitimini rahat bir biçimde sürdürebilmesi
için gerekli materyallerin nasıl temin edileceği belirtilmektedir
MADDE 4 – Yürürlük maddesidir.
MADDE 5 - Yürütme maddesidir.
YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 45 inci
maddesine aşağıdaki (g) fıkrası eklenmiştir.
“g) Üniversiteler, %40 ve üzeri ortopedik, işitme ve görme özürü bulunan
ortaöğretim kurumları mezunlarına her bölüm için 3 kişiden az olmamak ve bölüm
kontenjanlarının %5"ini geçmeyecek sayıda kontenjan ayırmak zorundadırlar.
Bu kişilerin üniversiteye yerleştirme koşulları, Yükseköğretim Kurulu
tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 2– 2547 sayılı Kanunun 46"ncı maddesinin birinci fıkrasının sonuna
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“2547 sayılı Kanunun 45"inci maddesinin (g) fıkrasına göre üniversitelere
yerleştirilenler harçtan muaftırlar ve cari hizmet maliyetlerinin tamamı devlet
tarafından karşılanır.”
MADDE 3- 2547 sayılı Kanunun 46"ncı maddesinin altıncı fıkrasının sonuna
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“2547 sayılı Kanun"un 45"inci maddesinin (g) fıkrasına göre
üniversitelere kaydı yapılanların eğitimlerini rahat bir biçimde
sürdürebilmelerini sağlayacak dokümantasyon, özel kitap ile diğer materyaller
üniversite rektörlüğü tarafından sağlanır. Harcamalar Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Teşvik Fonu tarafından karşılanır.”
MADDE 4 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.