ÜSKÜDAR
Nüfus: 495.118 (2000)
Yüzölçümü 35 kilometrekaredir.
Anadolu yakasında, Kocaeli Yarımadası’nın batı kesiminde yer alır, Üsküdar
İlçesi, doğuda Ümraniye, güneyde Kadıköy ilçeleri, batı ve kuzeybatıda İstanbul
Boğazı, kuzeyde de Beykoz İlçesi’ne komşudur. Batısı denizdir. Kırsal
yerleşmesi olmayan
Üsküdar İlçesi, 52 mahalleden oluşur.
TARİHÇE
1918 ve 1924’de ayrı vilayet yapılan Üsküdar, 1926’daki yönetsel düzenlemeler
sırasında ilçe yapılarak İstanbul Vilayeti’ne bağlandı.
M.Ö. 7.Y.Y.’da bir Grek kolonisi olarak kurulan Halkedon’un (Kadıköy) iskelesi
ve tersaneleri, bugünkü Üsküdar’ın yerleştiği alanda bulunur ve buraya
Hrisopolis (Altın Şehir) denirdi. Yörenin bu adla anılması çeşitli biçimlerde
yorumlanmaktadır. Pers işgali sırasında Anadolu Yarımadası’ndaki kavimlerden ve
halktan vergi olarak toplanan altınlar buradaki hazinelerde saklandığı için
yöreye bu adın yakıştırıldığı söylenmektedir. Bir başka yoruma göre,
Agamemnon’un oğlu Krizes kaçarak Anadolu’ya gelmiş ve Üsküdar’da öldüğü için
şehir onun adıyla anılmıştır. Kimileri de, günbatımında evleri karşı yakadan
yaldızlı gibi göründüğü için Üsküdar’a Altın Şehir adının verildiğini
söylemektedir. Üsküdar adıysa, kimi kaynaklara öre Farsça “ulak” anlamına gelen
“Eskudari”ten türemiştir. İstanbul'un fethinden sonra II.Mehmed (Fatih),
Üsküdar'dan kaçan Rumların yerine Anadolu'dan gelen Türkleri yerleştirmiştir.
Ancak Üsküdar'ın fetih sırasında 100 yıldan beri Türklerin elinde olması ve
karşılaştırma yapmaya olanak verecek belgelerin bulunmaması nedeniyle, fetihten
sonra nüfusunun ne kadar arttığını saptamak mümkün olamamaktadır. II.Mehmed
döneminde İstanbul'un iskan bölgelerinin yönetsel açıdan 4 kadılığa
ayrılmasıyla Üsküdar da bir kadılık olmuş ve Galata ile Haslar kadılıklarıyla
birlikte Bilad-ı Selase adı verilen üçlüyü oluşturmuştur. 1471'de Vezir Rum
Mehmed Paşa tarafından yaptırılan ve Paşa'nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve
Türbe ile, günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamam, Üsküdar'daki en eski
Osmanlı yapılarındandır.Üsküdar'ın Osmanlı dönemindeki önemli bir özelliği de,
her yıl Mekke ve Medine'ye gidecek hacı adaylarının oluşturduğu Surre-i
Hümayun'un törenlerle buradan uğurlanmasıdır.1471’de Vezir Rum Mehmed Paşa
tarafından yaptırılan ve Paşa’nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile,
günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamamın yanı sıra başta Kızkulesi, olmak
üzere Üsküdar’da birçok tarihi eser bulunmaktadır.
Kız Kulesi: Üsküdar’ın
sembolü haline gelen kule, Üsküdar’da Bizans Devrinden kalan tek eserdir.
M.Ö.2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule,
Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde
kurulmuştur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Lean’dır Kulesi derler. Kule
hakkında pek çok rivayetler bulunmaktadır.
Evliya Çelebi kuleyi şöyle tarif eder.”Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak,
dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir.Yüksekliği tam seksen
arşundur. Sathı mesehası ikiyüz adımdır. İki tarafına bakan yerde kapısı
vardır.”Bu gün gördüğümüz kulenin temelleri ve alt katın mühim kısımları Fatih
devri yapısıdır.
Kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır. Üstündeki madalyon
halindeki bir mermer levhada, kuleye şimdiki şeklini veren Sultan ll.
Mahmud’un, Hattat Rasim’in kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır.
Kulenin Eminönü tarafı daha genişçe olup burada bir de sarnıç vardır.
Üsküdar Belediyesi:
Adres: Hakimiyet-i
Milliye Caddesi Atlas Çıkmazı No : 69 Üsküdar/ İstanbul
Telefon: 216 5313000
Faks: 216 5313244
Web Site: www.uskudar.bel.tr